21 Ocak 2016

TEŞEKKÜRLER...

Doç.Dr. Ahmet Yiğit Çakıroğlu'na ithafen;

Önce Allah'ıma teşekkür ediyorum; adım adım beni size yaklaştırdığı,sizi bulmamı sağladığı ve nihayet sizinle buluşturduğu için...

Canım doktorum,güzel insan; size karşı öyle şükran ve minnet duygularıyla doluyum ki...Yıllardır beklediğimiz bebeğimize kavuşmamızda vesile oldunuz, elimizden tuttunuz, bizi ayağa kaldırdınız, bizi hayata kattınız...Ne yazsam,ne anlatsam,ne söylesem de içimde,kalbimde birikenleri dökmem mümkün değil. Sizi tanıdığım güne şükürler olsun...

Öyle yorgun, öyle ümitsiz, çaresiz, endişeli, korku dolu gelmiştik ki ilk randevumuza. Siz de öyle sakin, öyle anlayışlı, öyle yumuşak, öyle umut dolu, öyle acımızı anlayarak,hissederek, bize yardım etmeyi gönülden isteyerek bakıyordunuz ki...Öyle "insan" bakıyordunuz ki hocam... Bizi anladınız, içimizi rahatlattınız, kalbimize umut tohumları ektiniz, bize güvendiniz, cesaret verdiniz,inandınız... Odanızdan çıktığımızda panik halimizin yerini sakinlik almıştı. Biz de sizden, söylediklerinizden güç alarak tekrar görüşeceğimize inanmıştık.

İlk randevumuzdan bir buçuk ay sonra o beklediğimiz mutlu haberi verdiniz bize. Hamile olduğum kesinleştikten sonraki her görüşmemizde hep aynı şeyi söylediniz "ben inanıyorum,bu sefer sorunsuz olacak her şey..." Siz hep böyle dediniz biz de her seferinde size inandık. Tabiki endişelerimiz, bir türlü içimizden atamadığımız korkularımız vardı. Her görüşmemizde biten, bir dahaki görüşmemize kadar tekrar biriken endişelerimiz...
Bize dediniz ki hocam "kusura bakmayın ilk haftalarda kontrollerimiz sık olacak,sizi biraz yoracağız." Ne demek hocam, kusura nasıl bakılır, bu söz nasıl manalıdır, nasıl anlayış yüklü, nasıl tevazu doludur.

Sizin belirlediğiniz tarihlerde kontrollerimiz için heyecan dolu kalbimizle odanızın önünde bizi içeri almanızı bekledik. Öyle bir bekleyişti ki, kalbimiz atmaya yetişemiyordu sanki...Biz ve bizim gibi bir sürü hastanız,merakla,heyecanla gözlerimizi kapınızdan ayırmıyorduk. Siz her zamanki gayretinizle, bitmeyen enerjinizle, sabrınızla o kadar kalabalığa rağmen hiç bir bıkkınlık belirtisi göstermeden ışıl ışıl gözlerle etrafa bakıp gülümseyerek hastalarınızı tek tek odaya alıyor herkesi aynı ilgiyle dinliyordunuz. Durmadan,ara vermeden çalışan sizdiniz; dışarda beklerken hayıflanan bizler...

Bizi odanıza çağırdığınızda her şey bitiyordu. Bütün kaygılarım,korkularım,endişelerim...Hemen bebeğimizin kalp atışlarını bulup dinletiyordunuz...O anların hafızamdan silineceğini hiç sanmıyorum; minicik bir kalp çırpıntısı ve sizin yüzünüzü aydınlatan gülümsemeniz... Her şey yolunda diyordunuz... ve inanıyorum ki en az bizim kadar mutlu oluyordunuz. Tılsımlı odanıza girdikten ve bebeğimizin kalp atışını duyduktan sonra sanki benim zihnim boşalıyordu. Soracağım bütün sorular aklımdan gitmiş oluyordu. Tabi siz nerdeyse soru sormamıza gerek kalmadan gerekli olan bütün bilgileri veriyor, gayet sakin davranıyor ve içimizi mutlulukla doldurarak bizi uğurluyordunuz.
Her görüşmemizde, ultrason cihazıyla bebeğime her bakışınızda sizin huylarınızdan en az birisi onda da bulunsun diye içimden dua ediyordum. İyi kalpli, güzel yürekli olsun; yardımsever olsun, hep olumlu düşünsün, gayretli olsun, kendine güvensin etrafına güven saçsın, özverili olsun, iyi yerlere ulaşsın ve hep mütevazı olsun, dürüst olsun, hep doğrunun peşinde olsun...

Günler, haftalar, aylar derken sona doğru yaklaştık...Sona yaklaştıkça da benim endişelerim, korkularım daha da arttı. Ama en büyük korkum doğumun hazırlıksız başlaması ve sizin doğumda bulunamamanızdı. Bir de ameliyat biraz zor olabilir demiştiniz...Allahım düşünemiyordum bile böyle bir durumu...

Şükür ki her şey benim hep dua ettiğim sizin de planladığınız gibi oldu. Hastaneye yatışımızı yaptık ve ertesi gün 31 Ağustos 2015'te bebeğimize kavuştuk. İçim öyle rahat girdim ki ameliyata siz  vardınız, emin ellerdeydik, bebeğim sizin ellerinize doğacaktı.

Yiğit Hocam bir nebze olsun rahatladım, içimden ancak bunlar yazıya dönüşebildi. Sayfalar dolusu beynimde, kalbimde saklı duruyor. Şimdilerde evimizde bir bebek kokusu var, ara ara ağlama sesleri duyuluyor, bizde bir heyecan bir coşku hakim; sanki güneş her gün evimizin bütün pencerelerinden bizim için doğuyor, sanki yarınlar daha anlamlı,gülmelerimiz daha gerçek...Minicik bir beden hayata bağlayanımız oldu, mucizemiz oldu. Ve siz; bizim mucizemize uzanan el oldunuz... Kahramanımız oldunuz...

Diliyorum ki bebeğime her bakışım göklere ulaşsın ve dua olarak sizin üzerinize yağsın...

Siz hep aklımızda, kalbimizde, dualarımızda olacaksınız...

Saygı, sevgi ve minnetle...