10 Ekim 2017

Annee Benim Propolisim Nerdee?


Gün geçmiyor ki 'bilinçli' anne çırpınışları içinde olan fedakar yüreklerin karşısına yeni maceralar çıkmasın... Her gün yeni bir stil,yeni bir akım, yeni bir yöntem... Karşısında merakla keşfetmeye çalışan biz anneler ve her uygulamaya yanıt vermesini beklediğimiz yavrular...
Yeniliklerin gerçekten yenilik olduğuna inandığım ve fayda göreceğimize inandığım her türlüsüne açığım. Ama artık hayretler içindeyim... Annelik öyle çılgın bir hale geldi ki...Ne yapmalıyım? Ne öğretmeliyim? Ne yedirmeliyim? Ne giydirmeliyim? 
Fark ettiğim hiç de masumane gelmeyen bir 'EN' mücadelesi var artık.
 'EN' zeki benim çocuğum olsun!
'EN' başarılı 'EN' yetenekli benim çocuğum olsun!
'EN' sağlıklı, 'EN' mutlu, 'EN'şık benim çocuğum olsun!
Tabii bitmiyor bu maddesel 'EN'ler ... Merhamet, hoşgörü, sağduyu, saygı, öz saygı, paylaşım... bunlar için pek de kayda değer bir uğraş söz konusu değil. Ya da sadece sözde kalan bilinçlendirme çabaları...
Minik yavrular şaşkın... Anneler hırslı...
Çocuklar ;
etkinlikten etkinliğe, haşlanmış etten buharda haşlanmış sebzelere, vitamin takviyesinden antibakteriyel kozmetik ürünlerine doğru savrulma halinde...
Abartmayı öyle seviyoruz ki...
Öyle körü körüne takılıp gidiyoruz ki bazı güncel akımların peşine...
Montessori...Artık coşup giden, durdurulamayan bir tarz...
 Montessori adı altında öyle işler, uygulamalar yapılıyor ki zavallı Maria Hanım (ruhu şad olsun) eminim mezarında pek de rahat değildir.
Peki çocuklar...Artık annelerinden korkar oldular...Çocukların o an bir çalışmaya istekli olup olmadığı anlaşılmadan sürekli direktiflerle yapılan etkinliklerden bıkmış hale geldiler...O an belki de sadece küçük arabasını alakasız yerlerde sürmek isteyen ve bundan keyif alacak çocuk; arabasını bırakıp pipete yüksük makarna geçirmek zorunda kaldı ya da bir kaptan diğer kaba mercimek boşaltmak zorunda...
Ek gıda serüveni ayrı...Takviye vitamin serüveni ayrı...Yurt dışından getirtilen koruyucu aşılar serüveni ayrı bir hal aldı...
Daha önce hiç görmediği avakadoyu çocuğunun burnunu tıkayıp zorla ağzına tepenler oldu...
Suratında felaket çağıran bir ifadeyle 'Ayy devletin aşılarını mı yaptırdınız?' gibi sorular sorarak yurt dışından özel olarak getirttiği aşıya ölümsüzlük iksiri muamelesi yapanlar oldu...
Evi kokuttuğu düşüncesiyle evinde balık pişirmeyip ne idüğü belirsiz markaların balık yağlarını kutu kutu çocuğuna içirenler oldu...
Yaz boyu üstü kirlenecek düşüncesiyle çocuğunu parka bahçeye götürmeyip damla damla D vitaminine umut bağlayanlar oldu...
Çocuklara sunulan neredeyse her içeceğin, yiyeceğin içinde artık annelerin damlattığı katkılar mevcut...
Şimdi de propolis...Ben yeni duydum...Yeni bir furya mı başladı yoksa ben gelişimleri yeterince takip etmeyen çocuğunun gelişimine hiç önem vermeyen bir anne miyim bilmiyorum...
Propolis en basit tanımıyla arıların ürettiği doğal bir madde imiş.Arılar bu maddeyi kovanlarının yalıtımını sağlamak için, kovanın temizliğini sağlamak için, kovanlarını dışarıdan gelecek zararlı madde ve mikroorganizmalara karşı korumak için üretiyorlarmış. 
Ne güzel değil mi? Aferin arılara...İçeriği ve faydalarıysa saymakla bitmiyor...
Şimdi birçok anne güvenilir yerlerden propolise ulaşma çabasında ve arayışında...
Biz henüz birinci şahıslardan yani üreticisinden bile gerçek bir bala ulaşamadık...'Öyle bal mı kaldı?' diyorlar. Ve anlattıklarından benim anladığım resmen arılara bal yapmayı öğretiyorlar...
Hal böyleyken bahsi geçen ürünün orijinali nerdedir,kimlere nasip olur bilmiyorum...
Evlatlar elbette hepimizin göz bebeği, elbette çabamız her şeyin güzelini iyisini onlara sunmak... Ancak kendimizi kaybetmeden...bu yolda kendimizi de çocuklarımızı da harap etmeden...Güvenilir kaynaklara başvurarak, iç sesimizi dinleyerek ve en önemlisi çocuğumuzun ihtiyaçlarının, beklentisinin farkına vararak... Anne babalara güzelliklere ulaştıcarak tüm çabalarında; çocuklaraysa böyle bir zamanda büyümeye çalıştıkları için her halükarda kolaylıklar diliyorum...

Sevgiyle...





32 yorum:

  1. Annelerin kendini kurtaramadığı bir girdap var, çekim gücü yüksek ve en çok da çocuklar etkileniyor. Yazdıklarınız buna kanıt olmuş, oysa annelik en içgüdüsel haliyle her kadında en yüksek oranda var. Kendimize kulak versek yeter, dış seslerden yorgunuz.. Önemli bir konuya değinmişsiniz sağ olun, selamlar..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. mevcut girdaptan en az hasarla kurtulamamızı diliyorum:) çok teşekkür ederim yorumunuz için...

      Sil
  2. Kesinlikle yazdığın her kelimeye katılıyorum canım
    Anneler tv,internettem bir takım kişileri örnek alıp çocuklarını o kalıp lara sokmaya çalışıyorlar.Çocukta olsa onun özgün bir birey olması gerektiğini unutuyorlar.
    Annelik içgüdüsü diye bir sey var.Kendi iç sesini dinleyip olması gerektiği gibi pislenerek,toprakla oynarak,yaramazlık yaparak büyümeli çocuklarımız...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. umarım dış sesler içimizdeki sesleri bastırmaz canım. Malesef bazen akıntıya kapılıp gidiyoruz:) teşekkürler yorumun için:)

      Sil
  3. Annelik çok kıymetli ve bir o kadar da zor bir görev.

    Güzel bir yazı olmuş, önemli noktalara değinmişsiniz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Mücahit:) anneliğin çok kıymetli ve zor olduğunu hiç unutmayan bir baba olursun inşallah:)

      Sil
  4. "Montessori adı altında öyle işler, uygulamalar yapılıyor ki zavallı Maria Hanım (ruhu şad olsun) eminim mezarında pek de rahat değildir." Şunu okudum ve kahkaha attim😂😂😂👏👍Bahsettigin urunu instagramda bolca duyuyorum👀.Ben acikcasi dogal oldugunu dusunmuyorum🙋Ve ve veeee o "Ennn" super anneler yuzune benim lohusalik depresyonum 18 ay sürdü!Kendimi hep eksik ve yetersiz hissettim.😑Inanilmaz guzel bir konuya deginmişsin..👍👍👍

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için teşekkürler canım:) Malesef kendini 'aşırı anne' gösterenler yüzünden pek çok kişinin lohusalık depresyonu bitmiyor...bu durumdan kurtulduysan ne mutlu:) Eminim tam bir annesin :) sevgiler...

      Sil
  5. Haftasonları o kurstan bu etkinliğe sürüklenen çocuklar arada bir de evde durup odasının tadını çıkartmak istemez mi diye düşünmüşümdür hep. Ah ah.

    Çook güzel bir yazı olmuş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. beğenmenize sevindim, çok teşekkür ederim:) siz de çok haklısınız, bazen aileler kendi hırsları yüzünden çocukların masum isteklerini göz ardı edebiliyorlar...sevgiler..

      Sil
  6. Çocuğunun koştururken çektiğin resmini gördüm. Hiç de öyle mutsuz bir çocuğa benzemiyordu. Yani diyeceğim o ki çocuğunun gelişimine önem vermeyen anne mutlu bir çocuğa sahip olamazdı. Ben de öyle vitaminlerle büyümedim. Fakat annem bizi hep sevdi.önemli olduğumuzu hep hissettirdi. Bize çok şey öğretti. Okuma yazmayı annem öğretti bana :) boşver ek gıdayı felan. Sev çocuğunu. Gerisi kendiliğinden gelir. Ben çocuk sahibi değilim tabi. Sadece annemden öyle gördüm. Fikrim de bu. Sizler daha iyi bilirsiniz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yorumun için teşekkür ederim:) Ne güzel, annenin sana en güzel hediyesi kendini önemli hissetmeni sağlaması olmuş bence. Tabiki haklısın her şeyin başı sevgi,sevince düzelir her şey:) sevgiler...

      Sil
  7. Çocuğunun koştururken çektiğin resmini gördüm. Hiç de öyle mutsuz bir çocuğa benzemiyordu. Yani diyeceğim o ki çocuğunun gelişimine önem vermeyen anne mutlu bir çocuğa sahip olamazdı. Ben de öyle vitaminlerle büyümedim. Fakat annem bizi hep sevdi.önemli olduğumuzu hep hissettirdi. Bize çok şey öğretti. Okuma yazmayı annem öğretti bana :) boşver ek gıdayı felan. Sev çocuğunu. Gerisi kendiliğinden gelir. Ben çocuk sahibi değilim tabi. Sadece annemden öyle gördüm. Fikrim de bu. Sizler daha iyi bilirsiniz.

    YanıtlaSil
  8. Henüz anne olmadım ancak çocuğum olduğunda ben de ne yapsam nasıl daha iyiolur diye sürekli kendimi geliştirmeye çalışacağımı düşünüyorum. Tabi çocuk yetiştirirken en önemli şeyin beslenme değil, psikolojik gelişimi bence. Ben şanslıydım büyürken annem de babam da sürekli bu konuda kendilerini geliştiren kitaplar seminerlerle destekleyen insanlar. Ben de Muhammet Bozdağ, Doğan Cüceloğlu, Adem Güneş gibi pedagojik anlamda yetkin hocaların kitaplarını okuyup sohbetlerini dinlemete çalışıyorum. Çocuk güvenli bir sevgi ortamında yetişirse bünyesi de sağlıklı oluyor bence.. o yüzden baktınız propolisi güvenli bir yerden bulamadız, boşverin. Evet çok faydalı, çocukluğumda bende yerdim ama şart mı, değil tabii ki..
    Çok güzel dile getirmişiniz serzenişizi, annelerin günlük hayatlarından kesitleri, duygularını okumayı çok seviyorum. Elinize sağlık :)
    sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ediyorum güzel yorumun için :) Anne olmadan birçok şeyin böylesine farkında olman ve ilgilenmen ne kadar hoş...En güzel şekilde yaşarsın umarım bu güzel duyguyu...sevgiler:)

      Sil
  9. Propolis yeni değil, yıllardır var. Ha ben kullandım mı, hiç. Ne balık yapı ne tırı vırı vitaminler.... hiçbirini kullanmadım. Rahat anne oldum bu yüzden, dışardan bakan benim için de öyle der:) Yerlerde emeklediler, toz toprak içinde kaldılar, sadece hava sıcakken değil buz gibi havada da dışarı çıktılar, kendileri döke saça yemek yedi, evde yapmadığımız aktivite kalmadı, (hala yapıyoruz, bu yüzden evimiz hiç derli toplu değildir) anaokuluna başladıklarında ilk söylediğim şey istemiyorlarsa zorlamayın oldu.... hala rahatım, büyük oğlum iki sene önce Teog'a elini kolunu sallayarak girdi, asla zorlamadım, ne kadar yapabiliyorsa o. İkisini de cumartesi kurslarına götürmedim... yani bu kadar eğitime, sınava, kursa sanırsın gani gani bilim insanı yetişiyor ülkede. Çocuklar çocuk olsunlar önce. Özgüveni olan, hayatta kalma becerisi yüksek bireylerin bizdeki sistemden çıkması zor.
    Neyse konu uzun aslında. Bu abartma mevzusu her konuda aynı. Önce çocuğunu iyi tanıyacaksın, annelik hislerine güveneceksin, çocuğun sevgisini doyuracaksın vs. O zaman dışardan gelen birçok uğultuya kulaklarını tıkar doğru bildiğinden şaşmazsın. Ha bir de son not: o her şeye bık bıklayan anneler çocuğunun günde bilmem kaç pozunu çekip sosyal medyada paylaşıp altındaki her yoruma da cevap yazıyor. Ne ara çocukla ilgileniyorlar onu da hiç çözemedim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yorumunuzla katkıda bulunduğunuz için teşekkür ederim...O annelerin her şeyi nasıl yetiştirdiğini ve çocuklarıyla nasıl ilgilendiklerini ben de çok merak ediyorum :)
      Eğitim konusundaki fikirlerinize kesinlikle katılıyorum...Malesef bizde kurs bolluğu var. içi boş öylesine vakit geçirmelik kurslar...Kesinlikle seçici olmalıyız..
      Rahatlık ve dağınıklık konusunda da aynı taraftayız:)) biz böyle iyiyiz diyelim:) sevgiler...

      Sil
  10. Ne kadar da güzel anlatmışsın. Henüz anne değilim ama çocukları çok seviyorum. Bir o etkinlik, bir o kurs diye çocukların paralandığını gördükçe gerçekten üzülüyorum. Ben çocuk olsam tüm sokakta oyun oynayıp kirlenmek isterdim. Bence anneler kendi yapamadıklarını çocukları yapsın istiyorlar, ondan bu hırsları, diğer anneler ile yarışı. Yemek konusundaki çılgınlıklarını tahmin edebiliyorum. Her derde deva anne tarhanası bir numara, hala hasta olunca bir tabak içiyorum mis :)
    Sevgilerimle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Samimi yorumun için teşekkür ederim:) evet haklısın annelerde biraz sahip olamadığı şeyleri çocuklarına yükleme durumu var malesef...tarhanaya gelince bizde de hala bir numara:) nane kokusuyla karışmış tarhana kokusu bile beni iyileştirebilir:) sevgiler 💕

      Sil
  11. hihi sevimliymiş. propoliiis :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. henüz karşılaşamadık ama kendisi de sevimlidir heralde:)

      Sil
  12. Her şeyin en iyisi yaklaşımı da sorunlu bir yaklaşım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. malesef öyle Cem, doyumsuzluğu beraberinde getiriyor...Kendimizi koruyabiliriz umarım bu yaklaşımdan:)

      Sil
  13. Harika bir yazı okudum yüreğinize sağlık . Toplumda değinilmesi gereken o kadar çok konu var ki ve bu EN’ler meselesi ... Bence çok önemli bir konu. Abartmadan , çocuğu yormadan yapılmalı annelik . Ben bir anne değilim ama olursa çocuğum bu saçmalıklara göre bir anne olmak istemiyorum. Çocuk çocuk gibi büyüsün . Ne bu böyle ... Sevgiler ve size de kolaylıklar diliyorum . 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ediyorum güzel yorum için😊 umarım siz de bu hiç kolay olmayan ama vazgeçilmez olan annelik duygusunu tadarsiniz en doğru zamanda🙏 sevgiler 💕

      Sil
  14. Muhteşem bir yazı. Ne kadar abarttık artık değil mi. Ben merkezci olunduğu için EN merkezli oluyor herşey. Bu durumda etik öğeler hep dışarıda kalıyor. İleride bu çocuklar çok mutsuz olacaklar ve mutsuz edecekler. hep bu EN yaklaşımlarından dolayı. Montessori ah evet kemikleri sızlıyordur:D İnsanoğlu herşeyi bozmaya yemin etmiş sanki. Yöntemler dejenere oluyor, icatlar kötü niyetlere malzeme oluyor. Sürekli bir pazarlama oyunları dönüyor ve güvenimiz kalmıyor. Bal başlı başına şifa kaynağı olabilecekken gerçek bal yok ortada. Propolis evet faydalı bir madde ama onu nereden bulacağız ilaç firmaları mı nemalanacak illa ki.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anneler arasında rağbet gören ürünler için aceleyle yeni markalar oluşturmaya çalışan keskin ticari zekaya sahip bir kesim var sanki:)bir de hemen ikna olan inanan anneler... Durum biraz vahim haklısınız,umarım iyilik düşüncesiyle fazla zararimiz dokunmuyordur çocuklarımıza...çok teşekkür ederim yorumunuz için

      Sil
  15. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  16. gerçekten çocuk olduğunda her kafadan bir ses çıkıyor, onu yaptın mı? bunu yedirdin mi? Bütün çocuklar sanki proje çocuklar gibi, en başarılı, en zeki, en, en. Halbuki bilmemiz gereken tek gerçek var, her çocuk özeldir. Siz de çok güzel dile getirmişsiniz.

    YanıtlaSil
  17. Proje cocuklar tabiri tam yerinde olmuş...aileler çocuklarını sevmek yerine dediğiniz gibi en olması için proje geliştirmeye çalışıyorlar sürekli... teşekkürler yorumunuz için

    YanıtlaSil
  18. En güzel yöntem geleneksel olanıdır. Analarımız nasıl büyümüş, biz nasıl büyümüşüz. Çok şükür sağlıklıyız, hiç bir şeye akerjimiz yok. Şimdiki nesil öyle mi?
    Propolis meselesine gelirsek. Kendimi bildim bileli babamın arıları olmuştur. Arı kovanı kemirmedik çok şükür. İnsan gibi tereyağı bal karışımı ile büyüdük.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gelişime açık olmamiz gerektiği gibi geleneksel yöntemleri de göz ardı etmemeliyiz tabi:) orijinal bal yiyebildiginiz icin çok sanslisiniz :) teşekkürler...

      Sil