18 Şubat 2018

DERİN ACI


Bu sabah odasına girdiğimde oğlumu yerde oturmuş kucağında sarıp sarmaladığı peluş köpeğine ateş ölçerini tutarken gördüm. 'dııtt' sesinden sonra daha bir sıkı sarılıyor 'korkma ben yanındayım' diyordu. Araya girip ne olduğunu sordum. 'köpüşün ateşi çıkmış,onu iyileştirmeye çalışıyorum anne' dedi. Nasıl iyileştiriyorsun? Dedim. ' Sarılıyorum' dedi.
Odasında,peluş köpeğinin ateşi çıktığı için sarılarak onu iyileştirmeye çalışan bir masum... Ben...çok şeyi bilen...çok şeyi duyan...keşke duymasam,keşke bilmesem kıvranmaları içinde sıkışıp kalmış; gerçeklerden nefret eden, çocuğunun yüzüne bakmaya utanan,korkan, takıntılı değil 'endişeli, güvensiz' anne!
Okumadım, okuyamadım ayrıntılarıyla haberleri... duyduğum, okuduğum kadarı benim boğazımda yutkunamayacağım kadar büyük bir yumruk oldu... omuzlarımda dünyanın yükü oldu...utancım,korkum, çaresizliğim oldu...
Kirlendik...baştan ayağa pisliğe bulandık...toplum olarak, insanlık olarak yerin yedi kat dibindeyiz...artık arınmaz bu pislikler, çıkamayız diplerden... Bu günah hepimizi yakar...
'İstismar' değil! Olamaz! Bu cinayet,bu vahşet, zulüm, işkence...bu acıların en büyüğü...bu insanlığın yok oluşu... vicdanın,merhametin kayboluşu...bu bir toplumu isyana sürükleme...bu bir toplumu yok etme...bu geleceği karartma...hayalleri yok etme...endişeyi, güvensizliği, kaygıyı,acıyı milyonlarca yüreğe serpme...bu,bu,bu...affedilemez!!
Sürekli konuşulsun,tepki görsün istemiyorum bizi bu lanet düşüncelerle yaşayamaz hale getiren zalimler...Ceza istiyorum,en en en ağırından! Geçer mi acısı,geçmez elbet...ama caydırsın, örnek olsun...
Kalbim paramparça...Bu yaşananların hesabını evlatlarımıza nasıl veririz bilmiyorum... korkuyorum,hem de çok...gönlüm hep bedduadan yana, durduramıyorum kendimi... çünkü bir gün tırnağını keserken etini acıttığım için çok ağladım...çünkü bir gün hasta olduğu için gözümü kırpmadım... çünkü bir gün onu oyuncak köpeğini sarılarak iyileştirmeye çalışırken gördüm...çünkü her gün onun masum dünyasına tanık olarak yaşıyorum...durduramam kendimi,acım yüreğimi dağlar,bedduama, öfkeme hakim olamam...
Dile getiremediğim bir yaşanmışlık hepimizi derinden etkiledi. Gözlerimizi kapatıp seyirci kalamadık haberlere. İçimize atılan bu korku tohumları büyür de büyür artık , geri dönüşü yok. Üstümüzdeki yük çok büyük, sorumluluklarımız çok fazla, görevlerimiz,yapacaklarımız çok çok fazla hem birer birey hem de anne baba olarak. Herkes sorumlu yaşananlardan,herkes masumlara karşı sorumlu,herkesin geleceği temizlemek için görevi çok fazla.
Anne babalar kendimize gelelim, çocuklarımıza sayılardan,renklerden önce merhameti,sevgiyi,acımayı, hoşgörüyü öğretelim...önceliğimiz bunlar olsun ki gelecek karanlıklarda kaybolmasın...bir toplum yaşanan acılarla kahrolmasın...
Yaşanan olayın acısının tarifi elbet imkansız,dilerim cezaların en ağırı insan kılığına bürünmüş bu caniler için olur...dilerim ki bir daha hiç yaşanmaz...
Allah yardım etsin bizlere, yavrularımızı her türlü kötülükten uzak tutsun...
Çok üzgünüm, çok...